9 Ocak 2014 Perşembe

Zevkli Spor mu, Kazançlı spor mu?

“Bu devirde ya topçu ya popçu olacaksın” denirdi bir aralar. Bilmiyorum hâlâ bu söz revaçta mı? Fakat onun gerçekçiliği veya yansıttığı zihin yapısı hâlâ capcanlı ve daha da büyümekte, bundan eminim. İşin içerisinde büyük paralar ve şöhret var, daha ne olsun. Bir insanın kendisini tatmin etmesi için her şey yani, daha ne olsun!

Bugünün dünyasında spor, normalde çeşitli biçimlerde bedensel bir çalışma olmasına rağmen, müthiş bir ticaret ve rekabet alanına girmiş, insanların hayatını büyük ölçüde etkiler hâle gelmiştir. Bu durumun sonucunda, spor etkinliğiyle beraber ahlâklı bireyler yetişmesi gerekirken, maalesef, özellikle futbol ve basketbol gibi spor faaliyetleriyle ciddi düşmanlıklara varan birey davranışları ortaya çıkmaktadır. Bu hususta Başgil Hoca’ya kulak vermek gerekir:

"Spora ve jimnastiğe sadece çeviklik ve askerî hazırlık, yahut kas geliştirme ve fizikî güzellik sağlama vasıtası diye bakmak yanlıştır. Spor, organik mekanizma yoluyla ruh ve karakter üzerinde çok büyük bir rol oynayan önemli bir ruh terbiyesi metodudur. Ancak, şu noktaya dikkat çekmek isterim ki, sporun ruh ve karakter üzerindeki faydalı rolü, bunun, öncelikle, canlı, hareketli ve bilhassa gönül çekici bir oyun halinde yapılmasında, ikinci olarak da bilhassa ölçülü ve sakin oynanmasındadır. Spor gençlerin gözünde daima oyun şeklini ve oyunun çekiciliğini korumalıdır. Notlu ve sınavlı bir ders, bir iş, bir meslek ve mecburî bir çalışma halini alan jimnastik ve sporun karakter terbiyesi bakımından olan faydası ise sıfırdır." [Ali Fuad Başgil - Gençlerle Başbaşa]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder